Endoskopi destekli cerrahi...
Minimal invaziv bir yöntem olarak kabul edilir ve ağız, çene ve yüz cerrahisinde kompleks vakaları hassasiyetle ve etkili bir şekilde tedavi etmek için kullanılan modern bir tekniktir. Bu yöntemde, bir endoskop adı verilen küçük bir kamera yardımıyla, yüz, çene ve kafatasının zor erişilen bölgeleri küçük kesilerle detaylı şekilde görüntülenir. Endoskopi destekli cerrahi, cerrahların, dokulara en az zarar vererek anatomik yapıları daha iyi görmesini sağlar. Bu teknik, daha az doku travması ve hızlı iyileşme süreçleri ile hastalara önemli avantajlar sunar. Geleneksel cerrahilere kıyasla daha az ağrı, daha kısa iyileşme süreleri ve minimal cilt izleri ile işlemlerin yapılmasına olanak tanır.
Endoskopik Cerrahi, Ağız, Çene ve Yüz Cerrahisinde Nerelerde Kullanılır?
Endoskopi destekli cerrahi, çeşitli prosedürlerde geniş bir kullanım alanına sahiptir:
• Temporomandibular Eklem (TME) Cerrahisi: TME bozukluklarının minimal invaziv bir şekilde teşhis ve tedavisinde kullanılır.
• Yüz Travması Onarımı: Yüz kırıklarının hassas bir şekilde onarılmasını destekler. Bu yöntem sayesinde deri kesilerine sıklıkla gerek kalmaz, bu da ciltte skar oluşumunu ve yüz sinir hasarı
riskini azaltır.
• Kist ve Tümör Tedavisi: Hassas bölgelerdeki kistlerin ve iyi huylu tümörlerin güvenli bir şekilde
çıkarılmasını sağlar.
• Sinüs Cerrahisi: Maksiller sinüs ile ilişkli çene patolojilerinin tedavi-onarımı
• Gömülü veya Yer Değiştirmiş Dişlerin Çıkarılması: İnfratemporal fossa gibi zor ulaşılabilir alanlardaki gömülü üçüncü molarların tedavisinde etkili bir yöntemdir.
1. Minimal İnvaziv: Geleneksel açık cerrahilere kıyasla, endoskopi destekli prosedürler daha küçükkesiler gerektirir ve bu da daha az yara izi ve daha düşük ameliyat sonrası rahatsızlık sağlar.
2. Daha İyi Görüş Alanı : Endoskopun sağladığı yüksek çözünürlüklü görüntüleme, cerrahların
zorlu anatomik bölgelerde daha hassas bir şekilde çalışmasına olanak tanır.
3. Daha Hızlı İyileşme: Daha az doku hasarı nedeniyle, hastalar genellikle daha hızlı iyileşir ve daha
kısa hastane yatış süreleri yaşar.
4. Düşük Risk: Bu tekniğin hassasiyeti, çevre dokulara ve sinirlere zarar verme riskini en aza indirir
Prof. Dr. Özgür Erdoğan, endoskopi destekli cerrahiyle ilk deneyimini 2009 yılında Almanya,Freiburg
Üniversitesi Ağız, Çene ve Yüz Cerrahisi Bölümü'nde aldığı eğitim süresince kazandı. Burada, endoskopinin ağız, çene ve yüz cerrahisinde kullanım olanaklarını keşfetti. Başlangıçta bu teknikleri öncelikle kırık onarımlarında kullanırken zamanla, bu yöntemlerin kullanımını ağız cerrahisinin diğer
alanlarına da kullanmaya başladı.
Fotoğraf, infratemporal fossaya yer değiştirmiş bir üst üçüncü moların endoskopik olarak çıkarılması görülmektedir.
Prof Dr. Özgür Erdoğan’ın Endoskopik Cerrahi Konusundaki Yayınları:
1. Transoral endoscopic assisted reduction and internal fixation of mandibular condylar neck
fractures with short condylar segment. Journal of Craniomaxillofac Surg. 2024 Aug;52(8):914-
921. (Abdelazeem MH, Cakir M, Erdogan O)
2. Transoral Endoscopic-Assisted Reduction and Internal Fixation of Mandibular Condylar
Fractures in Children. Journal of Oral Maxillofacial Surgery. 2023 May;81(5):566-
574. (Abdelazeem MH, Aboelela S, Erdogan O)
3. A modified endoscopic technique for the repair of isolated orbital floor fractures. European
Journal of Plastic Surgery 43, 491–494. 2020 (Abdelazem MH, Erdogan O)
4. Endoscopically Assisted Transoral Gap Arthroplasty of the Temporomandibular Joint Ankylosis
in a Pediatric Patient. Journal of Craniofacial Surgery 2018 Sep;29(6) (Abdelazeem MH,
Erdogan O, Awad TA)
Dijital Cerrahi Kılavuzlarla Daha Güvenli ve Hassas İmplant Tedavisi
Dental implant cerrahisinde kullanılan dijital cerrahi kılavuzlar, işlemlere yüksek hassasiyet ve öngörülebilirlik kazandırır. Üç boyutlu görüntüleme teknikleri ve ileri düzey planlama yazılımlarıyla kişiye özel olarak üretilen bu kılavuzlar sayesinde implantlar, en doğru
Dijital Cerrahi Kılavuzlarla Daha Güvenli ve Hassas İmplant Tedavisi
Dental implant cerrahisinde kullanılan dijital cerrahi kılavuzlar, işlemlere yüksek hassasiyet ve öngörülebilirlik kazandırır. Üç boyutlu görüntüleme teknikleri ve ileri düzey planlama yazılımlarıyla kişiye özel olarak üretilen bu kılavuzlar sayesinde implantlar, en doğru şekilde yerleştirilir; olası riskler en aza indirilir ve hasta güvenliği en üst düzeye çıkarılır.
Dijital kılavuzlarla yapılan uygulamalar, daha hızlı ve daha az invazivdir. Daha küçük kesilerle gerçekleştirildiğinden hastada oluşabilecek rahatsızlık azalır ve iyileşme süreci kısalır. Ayrıca bu teknoloji, karmaşık anatomik yapıların daha iyi analiz edilmesini sağlayarak, her hastanın ihtiyaçlarına özel kişiselleştirilmiş tedavi planlarının oluşturulmasına imkân tanır.
Dijital cerrahi kılavuzlar, dental implant uygulamalarının kalitesini ve başarı oranını artırarak, en iyi sonuçları hedefleyen hastalar için ideal bir seçenek sunar.
Dijital Cerrahi Kılavuzlarla Güvenli ve Planlı İmplant Cerrahisi
Dijital cerrahi kılavuzlarla gerçekleştirilen diş implantı cerrahisi, hastanın ağız bölgesinin detaylı bir 3 boyutlu taramasıyla başlar. Bu sayede çene kemiği, sinirler ve diğer kritik yapılar hassas bir şekilde görüntülenir.
Özel planlama yazılımları kullanılarak, hastanın an
Dijital Cerrahi Kılavuzlarla Güvenli ve Planlı İmplant Cerrahisi
Dijital cerrahi kılavuzlarla gerçekleştirilen diş implantı cerrahisi, hastanın ağız bölgesinin detaylı bir 3 boyutlu taramasıyla başlar. Bu sayede çene kemiği, sinirler ve diğer kritik yapılar hassas bir şekilde görüntülenir.
Özel planlama yazılımları kullanılarak, hastanın anatomik özellikleri ve protetik ihtiyaçları dikkate alınarak ideal implant yerleşimi dijital ortamda tasarlanır. Planlama tamamlandıktan sonra, hastanın ağzına tam uyum sağlayacak şekilde özel bir cerrahi kılavuz üç boyutlu olarak yazdırılır.
Cerrahi sırasında bu kılavuz, implantın önceden belirlenen pozisyon, açı ve derinlikte yerleştirilmesini sağlar. Bu yöntem, cerrahi doğruluğu artırır, geniş kesilere duyulan ihtiyacı azaltır ve işlemin daha hızlı, konforlu ve öngörülebilir şekilde tamamlanmasına olanak tanır.
Karmaşık Vakalar İçin Dijital Cerrahi Kılavuzların Avantajı ve Geleceği
Dijital cerrahi kılavuzlar, sınırlı kemik hacmi, sinirlere yakın anatomik yapılar ya da ön bölgede estetik beklentilerin yüksek olduğu durumlar gibi hassas yerleşimin kritik önem taşıdığı karmaşık implant vakaları için özellikle uygundur.
Aynı zamanda tam ark rekonstrük
Karmaşık Vakalar İçin Dijital Cerrahi Kılavuzların Avantajı ve Geleceği
Dijital cerrahi kılavuzlar, sınırlı kemik hacmi, sinirlere yakın anatomik yapılar ya da ön bölgede estetik beklentilerin yüksek olduğu durumlar gibi hassas yerleşimin kritik önem taşıdığı karmaşık implant vakaları için özellikle uygundur.
Aynı zamanda tam ark rekonstrüksiyonları ve birden fazla implantın yerleştirileceği durumlar için de ideal bir çözümdür. Bu kılavuzlar, cerrahi doğruluğu artırır, olası komplikasyonları en aza indirir ve tedavi sürecini güvenli hâle getirir.
Teknolojik gelişmelerle birlikte dijital cerrahi kılavuzların geleceği son derece umut vericidir. Yapay zeka destekli ileri düzey planlama sistemleri, gelişmiş malzeme teknolojileri ve dijital iş akışlarıyla sağlanan sorunsuz entegrasyon sayesinde bu kılavuzlar daha da esnek, verimli ve erişilebilir hâle gelmektedir.
Sürekli yeniliklerle birlikte dijital cerrahi kılavuzlar, implant diş hekimliğinde bir standart hâline gelerek yüksek hassasiyet ve üstün hasta memnuniyeti sunmayı sürdürecektir.
Bu hastamızda, gömülü dişleri normal komumlarına getirebilmek için ortodontik çekiş kuvveti uyguladık.. Bu yöntemle, gömülü dişler çene kemiği içinde yavaş yavaş doğru konumlarına yönlendirildi. Görsellerde tedavi öncesi, süreç ve dişlerin başarılı şekilde sürdüğü son hali görülebilir. Bu yaklaşım, doğal dişleri korurken, geniş çaplı cerrahiye gerek kalmadan işlevsel bir dizilim elde edilmesini sağlar.
Gömülü dişler, özellikle köpek ve küçük azı dişleri, diş dizilimi içinde yer bulamadığında ya da yanlış açıyla geliştiğinde ortaya çıkan yaygın bir sorundur. Bu durum tedavi edilmezse, komşu dişlerde kök erimesine, kist oluşumuna veya hem estetik hem de çiğneme fonksiyonlarında sorunlara yol açabilir. Bu tür olumsuzlukları önlemek için erken teşhis ve uygun tedavi büyük önem taşır.
Biz kliniğimizde bu tür vakaları, cerrahiyle dişi açığa çıkarıp ardından ortodontik kuvvet uygulayarak kontrollü ve aşamalı bir şekilde tedavi ediyoruz. Gömülü dişi zarar vermeden, doğal yapısını koruyarak ağız içine sürebilmek, hem hastanın kendi dişlerini kazanmasını sağlar hem de uzun vadede estetik ve fonksiyonel olarak başarılı sonuçlar elde etmemize yardımcı olur.
Sinüs Tabanı greftlemesi, üst çene arka bölgelerine implant yerleştirilmesi gereken durumlarda uygulanan cerrahi bir işlemdir. Üst çenede, özellikle azı dişlerinin bulunduğu bölgelerde, zamanla kemik erimesi meydana gelebilir veya doğal olarak kemik yüksekliği yeterli olmayabilir. Bu durumlarda üst çene sinüs boşluğunun tabanı, kemik gref
Sinüs Tabanı greftlemesi, üst çene arka bölgelerine implant yerleştirilmesi gereken durumlarda uygulanan cerrahi bir işlemdir. Üst çenede, özellikle azı dişlerinin bulunduğu bölgelerde, zamanla kemik erimesi meydana gelebilir veya doğal olarak kemik yüksekliği yeterli olmayabilir. Bu durumlarda üst çene sinüs boşluğunun tabanı, kemik grefti ile yükseltilerek implant yerleştirmek için uygun bir kemik hacmi oluşturulur.
Bu işlem genellikle lokal veya genel anestezi altında yapılır. Cerrah, sinüs zarını dikkatlice kaldırarak bu boşluğa kemik tozu (grefti) yerleştirir. Bazı durumlarda implantlar aynı seansta yerleştirilebilirken, bazen greftin kemikleşmesi için birkaç ay beklemek gerekebilir. Sinüs tabanı greftlemesi, implant başarısını artıran güvenli ve yaygın bir yöntemdir. Doğru planlama ve deneyimli bir cerrah tarafından uygulandığında, hem estetik hem de fonksiyonel olarak başarılı sonuçlar sağlar.
Hastamız, tüm dişlerinin yenilenmesi için kliniğimize başvurdu. Ön dişlerine kaplama, arka bölgelerde ise implant destekli dişler istedi. Tedavideki en büyük zorluk, üst çenenin sağ ve sol taraflarında kemik miktarının az olmasıydı
Üst çenenin arka bölgesine dental implant yerleştirilecek durumlarda sinüs tabanını yükseltmek için başlıca iki teknik kullanılır: lateral pencere tekniği ve transkrestal (veya krestal) teknik.
Lateral pencere tekniğinde, üst çene kemiğinin yan duvarında küçük bir pencere açılarak sinüs zarı doğrudan görülür ve nazikçe yukarı kaldırılır.
Üst çenenin arka bölgesine dental implant yerleştirilecek durumlarda sinüs tabanını yükseltmek için başlıca iki teknik kullanılır: lateral pencere tekniği ve transkrestal (veya krestal) teknik.
Lateral pencere tekniğinde, üst çene kemiğinin yan duvarında küçük bir pencere açılarak sinüs zarı doğrudan görülür ve nazikçe yukarı kaldırılır. Sinüs zarının altına kemik grefti yerleştirilerek kemik yüksekliği artırılır. Bu yöntem genellikle ciddi kemik kaybı olan vakalarda veya fazla miktarda greftleme gerektiğinde tercih edilir.
Transkrestal teknik ise daha az invaziv bir yaklaşımdır ve yan duvarda pencere açılmadan, doğrudan implant yerleştirilecek bölgeden uygulanır. Özel aletlerle sinüs zarı dikkatlice yukarı kaldırılır ve implant yerleştirilmeden önce veya aynı seansta kemik grefti uygulanır. Bu yöntem, mevcut kemik yüksekliğinin orta düzeyde yeterli olduğu durumlarda tercih edilir. Her iki yöntem de güvenli ve etkilidir; hangisinin seçileceği hastanın anatomisine ve klinik gereksinimlere göre belirlenir.
Bu hastamızda, genel anestezi altında üst çenenin sağ ve sol bölgelerindeki kemik eksiklikleri lateral pencere yöntemiyle sinüs tabanı yükseltilerek tek seansta giderildi. Aynı seansta üst çeneye implantlar yerleştirildi ve alt çeneye de üç adet ek implant uygulandı.
Hastamız, özellikle üst ön bölgede hem estetik hem de fonksiyonel bazı şikayetlerle kliniğimize başvurdu. En dikkat çekici sorun, gülümserken dişetlerinin aşırı görünmesi yani "gummy smile" denilen durumdu. Bu fazla dişeti görüntüsü, gülümsemenin oranını bozuyor ve estetik açıdan rahatsız edici bir görüntü oluşturuyordu. Ayrıca üst ön diş
Hastamız, özellikle üst ön bölgede hem estetik hem de fonksiyonel bazı şikayetlerle kliniğimize başvurdu. En dikkat çekici sorun, gülümserken dişetlerinin aşırı görünmesi yani "gummy smile" denilen durumdu. Bu fazla dişeti görüntüsü, gülümsemenin oranını bozuyor ve estetik açıdan rahatsız edici bir görüntü oluşturuyordu. Ayrıca üst ön dişler eğri, düzensiz ve farklı boylardaydı, bu da dişlerin hizalanmasını ve simetrisini olumsuz etkiliyordu. Tüm bu problemler sadece görünümü değil, konuşma ve çiğneme fonksiyonlarını da etkileyebilirdi.
Dişetlerinin konturları düzensizdi ve bazı dişlerde aşınma ve renk değişiklikleri gözleniyordu. Hasta, hem fazla görünen dişetlerinden hem de ön dişlerinin bozuk görünümünden şikayetçiydi ve gülümsemekten rahatsızlık duyuyordu. Yapılan detaylı muayene ve analizler sonrasında, hem dişetlerine hem de dişlere yönelik bir tedavi planı hazırlandı.
Planlamadan sonra hastamıza aşamalı bir tedavi uygulandı. İlk olarak, fazla dişetlerini düzeltmek ve orantılı bir gülümseme hattı oluşturmak için gingivoplasti (dişeti şekillendirme) işlemi yapıldı. Bu sayede hem dişetlerinin fazla görünmesi engellendi hem de dişetleri daha düzgün ve simetrik bir hale getirildi. Dokuya zarar vermeden yapı
Planlamadan sonra hastamıza aşamalı bir tedavi uygulandı. İlk olarak, fazla dişetlerini düzeltmek ve orantılı bir gülümseme hattı oluşturmak için gingivoplasti (dişeti şekillendirme) işlemi yapıldı. Bu sayede hem dişetlerinin fazla görünmesi engellendi hem de dişetleri daha düzgün ve simetrik bir hale getirildi. Dokuya zarar vermeden yapılan bu işlem, dişeti iyileşmesini de olumlu yönde etkiledi.
Daha sonra, üst ön dişler Emax kronlarla (seramik kaplamalar) restore edildi. Bu restorasyonlar, tedavi öncesinde yapılan Dijital Gülüş Tasarımı (Digital Smile Design) ile planlandı. Bu dijital yöntem sayesinde hastanın yüz hatlarına uygun, simetrik ve doğal görünümlü bir gülüş oluşturuldu. Sonuç olarak, hasta hem estetik hem de işlevsel açıdan başarılı bir gülüşe kavuştu. Hastamız bu şekilde artık daha güvenle gülümseyebiliyor ve kendisini çok daha rahat hissediyor.
Hastamız alt çenesinde, sağ tarafta temporomandibuler eklem yapısının kondil boynunda bir kırığı ile başvurdu. Bu kırık, ağız açma ve çiğneme sırasında ağrıya ve ağzın doğru kapanışına engel oluyordu.
Çözümümüz – Tamamen ağız içinden yapılan cerrahi
Ciltte kesik açmak yerine, kırık kemiğe ağız içinden küçük bir kesiden ulaştık (transoral yaklaşım). Kırık parçalar eski konumlarına yerleştirildi ve titanyum plak ve vidalarla sabitlendi. Tüm işlem ağız içinden yapıldığı için yüzde herhangi bir iz oluşmadı.
Sonuçlar – Gözle görülür iyileşme
İyileşme Süreci – Kısa Bir Bakış
1-2. Hafta: Yumuşak diyet ve nazik ağız açma ;Hafif şişlik, buz uygulaması ve ağrı kesici ile kontrolAğız açma egzersizleri (fizyoterapi)
2–4. hafta: Çene açma hareketlerinin kademeli olarak geri kazanılması;Normal beslenmeye dönüşYaklaşık
4. hafta: Rahat çiğneme, görünür bir iz yok
Bu Tekniğin Başlıca Avantajları
“Bir ay içinde normal şekilde yemek yiyebiliyordum—ve kimse ameliyat olduğumu anlayamıyor.” – Hastamız